OLUKBAŞI KÖYÜ

Unutulmaya Yüz Tutmuş Köy Gelenekleri

Unutulmaya Yüz Tutmuş Köy Gelenekleri

Loğ taşı

Bir zamanlar köy hayatı, insanların birbirine omuz verdiği, işin de eğlencenin de birlikte yaşandığı bir düzendi. Teknoloji ve terör, yaşam koşullarını büyük ölçüde değiştirdi. Sivas ve Tokat köylerinde kuşaktan kuşağa aktarılan pek çok gelenek bugün ya tamamen kayboldu ya da yalnızca yaşlıların anılarında yaşıyor. Bu yazıda o geleneklerin bazılarını hatırlamak istedik.


İmece: Birlikte yapılan iş

İmece, köyün dayanışma geleneğiydi. Bir evin damı aktarılacaksa ya da yeni bir ev yapılacaksa bütün köy toplanırdı. Tarla biçme zamanı geldiğinde ise sırayla keşik yapılır, köylüler hep birlikte önce birinin, sonra ötekinin tarlasını biçerdi.

Kimse hesap tutmaz, herkes birbirine yardım ederdi. Kadınlar yemek hazırlar, erkekler işi bölüşür, çocuklar da ellerinden geleni yapardı.

Bugün imece neredeyse kalmadı. Yine de bazı köylerde cenaze, düğün ya da kış hazırlıkları gibi zamanlarda bu ruhun izlerini görmek mümkün.

Harman zamanı

Yaz sonu köyün en hareketli dönemiydi. Biçilen ekinler harman yerine taşınır, döven çekilerek başaklar ayrılırdı. Bazı harmanlarda patoz çalışırdı; köyün eli iş tutanları ve gençleri patoz atmaya giderdi. Sap samandan ayrılırken muhabbetin beli kırılır, kahkaha eksik olmazdı. Harman günlerce sürer, akşamları harman yerinde sohbetler edilir, türküler söylenirdi.

Döven artık nadir gördüğümüz bir tarihi eser.

Yayla göçü

Baharın gelmesiyle birlikte hayvanlar yaylaya çıkarılır, aileler yazı yayladaki sayvanlarda geçirirdi.

Göçün ardından akşamları köyden yaylaya topluca gidilir, sabah erkenden yayladan köye dönülür, köydeki işler yapılırdı. Her akşam yaylada şenlik ateşleri yakılır, saz çalınır, halaylar çekilirdi. Yaylada süt sağılır, yağ ve peynir yapılırdı.

Hayvancılığın azalması ve köylerin boşalmasıyla yayla göçü de büyük ölçüde sona erdi. Bugün yaylalara daha çok piknik ya da şenlik için gidiliyor.

Kış hazırlıkları

Köyde kış, yazdan hazırlanırdı. Kadınlar bir araya gelip yufka açar, tarhana kurutur, bulgur kaynatır, pekmez kaynatırdı. Bu işler de imece usulüyle yapılır, günler sohbet ve türkülerle geçerdi. Kazanların başında geçen o günler, köy kadınlarının belleğinde ayrı bir yer tutar.

Bugün hazır gıdanın yaygınlaşmasıyla bu hazırlıklar azaldı, ama birçok aile hâlâ köyden gelen tarhanayı ve bulguru şehirdeki evine götürmeyi sürdürüyor.

Düğün adetleri

Eskiden köy düğünleri günlerce sürerdi. Düğün davetiyle değil, okuma ile duyurulurdu; okuyucular ev ev gezip davet ederdi.

Kına gecesinde gelin için türküler yakılır, damat tarafı davul zurna ile gelin almaya gelirdi.

Düğün yemeği herkesin katkısıyla hazırlanır, bütün köy bir arada olurdu.

Bugün düğünler çoğunlukla şehirlerde, salonlarda yapılıyor. Köy düğünleri ise artık nadir görülen, bu yüzden de daha değerli hale gelen anlar.

Uzun kış geceleri ve oturmalar

Elektriğin ve televizyonun olmadığı zamanlarda kış geceleri komşulara oturmaya gidilirdi. Ocak başında hikâyeler, masallar anlatılır, bilmeceler sorulur, saz çalınıp deyişler söylenirdi. Çocuklar bu gecelerde büyüklerinden hem hikâye hem de hayat dersi öğrenirdi.

Bu oturmalar, köyün sözlü kültürünü yaşatan en önemli ortamdı. Bugün o masalların ve hikâyelerin çoğu, onları anlatanlarla birlikte kayboluyor.

Neden hatırlamalıyız?

Bu gelenekler yalnızca geçmişe ait birer alışkanlık değil, bir arada yaşamanın, paylaşmanın ve dayanışmanın izleridir. Memleketinden uzakta yaşayan pek çok kişi için bu anılar, köyle kurulan bağın en güçlü parçası.

Siz de köyünüzde yaşanan ve artık kaybolan bir geleneği hatırlıyorsanız, bizimle paylaşın. Belki bir sonraki yazımız sizin anılarınızdan doğar.

Bu yazıda düzenleme ya da ekleme önerin varsa bize iletebilirsin.

Harman zamanı hakkında

Yaz sonu köyün en hareketli dönemiydi. Biçilen ekinler harman yerine taşınır, döven çekilerek başaklar ayrılırdı. Bazı harmanlarda patoz çalışırdı; köyün eli iş tutanları ve gençleri patoz atmaya giderdi.

Kış hazırlıkları hakkında

Köyde kış, yazdan hazırlanırdı. Kadınlar bir araya gelip yufka açar, tarhana kurutur, bulgur kaynatır, pekmez kaynatırdı. Bu işler de imece usulüyle yapılır, günler sohbet ve türkülerle geçerdi.

Düğün adetleri hakkında

Eskiden köy düğünleri günlerce sürerdi. Düğün davetiyle değil, okuma ile duyurulurdu; okuyucular ev ev gezip davet ederdi.

Uzun kış geceleri hakkında

Elektriğin ve televizyonun olmadığı zamanlarda kış geceleri komşulara oturmaya gidilirdi. Ocak başında hikâyeler, masallar anlatılır, bilmeceler sorulur, saz çalınıp deyişler söylenirdi.

← Tüm yazılar